Kendi Tasariminizi Belirleyin: [1-1-1] [3-1] [2-1-1] [1-3]

ANNEM ÖLDÜ MÜ_?

Tarih: 15/04/2008

ne hız ellerini üzdün dünyadan
balanı tek koyup nereye gittin?
nasıl yok oluyormuş bir anda insan
sanki bu dünyada hiç yok imişsin..

güneş gurup etti… oda karardı…
bir anda yok oldun sen hayal gibi.
şimdi düşünürüm senden ne kaldı..
gönlünde hatıran kara hal gibi…

beni boya başa yetirdin anne
bize borçlu bildik her zaman seni
sen beni dünyaya getirdin anne
bense yola saldım dünyadan seni…

sen bana beşikte ninni çalmışsın
bugün ninni çalsam sana ben de mi?
senin şirin şirin ninnilerini
sana gaytarayım cenazende mi?

“uykun şirin olsun” diyerdin bana
“uykun şirin olsun” deyim mi sana
gerek ben başına dönüm dolanım,
beni hayat için hep uyutanım,
söyle ölümçün
nasıl uyutayım seni ben bugün?

bu nasıl dünyadır anlayamam ben,
cilvesi cürbecür, rengi cürbecür
dün öz nefesiyle seni isiden
bugün buza dönüp, taşa dönüptür

bu nasıl dünyadır…
insanoğlunun
hayali göktedir kendi yerdedir…
sağken omuzunda hayatın yükü
ölende ceseti çiyinlerdedir…
bu nice dünyadır bu nice dünya
ölüm hakikat hayatı rüya
derdimin gamımın ortağı sendin
niye yüz çevirdin ya niye benden?…
“derdin bana gelsin” hani diyerdin
niye dert ekledin derdime ya sen

annem, kimse seni darıltmamıştır,
ben seni
ben seni darıltan kadar.
şimdi kime açsam derdimi bir bir
kim benim derdime yanar sen kadar?
evin her yerinde görülür yerin
gözüm ahtarcıdır anne ey anne
“ninem” “hani” diyor küçük azerin
ne cevap verem ana ey ana
bilmem bilmem bilmem bu ölüm nedir
hayat var iken
nefesin ey anam hala evdedir
kendin yer altında taşa dönmüşsün

bugün yedin oldu…
annem yedi gün,
bizimle beraber ağlar odalar
sana
yalnız sana
sana demek için
gönlümde ne kadar bilsen sözüm var…

annem ısmarlandın anne toprağa
bu ölüm sineme çekti dağ benim
sen benim arkamda benzerdin dağa
sanki de arkamdan uçtu dağ benim…

ömrü başa vurdun altmış yaşında
altmışın üstünde durup yaşında
artık senin için durudğu zaman
benim çün dolaşır
gün olur akşam…
vakit geçer sen benden uzaklaşırsın
ben sana günbegün yakınlaşırım…
………BAHTİYAR VAHAPZADE

Süleyman

Tarih: 07/03/2008

umutsuzsun
muhtemelen yağmur yağacak
anladım nisan!

başka yere gidemediğin için burdasın
başkası olmadığın için kendi

bir kadının terli koynunda
feodal erkek yalnızlığın
ancak mezara gömersin
korku senfonisi ıslığınla

bütün komşular esmerliğine düşman
aşkın yol yordam bilmezi
yüreğine dayanırlar Süleyman
bütün şiirleri üstlenirsin

fiili meçhul birisin
başkasına yeten yetmemiş sana

kışın kesin zatürree
örenci kahvelerinde potansiyel çay bardağı!
kaçman yazıklanışın
üstelemeyisin susmasa

bir zaman gözlerinde kallavi bir sitem dokunur
kendine uçurumlanır barışıklığın
bir zaman yorulursun

hayat yorucu
hayat bıktırıcı tekrarlarda
hayat biraz kavgalıyken barışık olduğumuz

Pazarcık ovasında bir turaç ötüyor
sevdiğini kim öpüyor
ha Süleyman

hadi
sokaklara vur şimdi
belki kendine rastlarsın

herkes biraz başkası

Selim TEMO

Üçüncü Temrin: Ardiye

Tarih: 01/03/2008

kimse beni oynamasın kaybettim
mesire mahalli aç öpüşler tok öpüşler içinde
ayıldı gururlu bir bardak gibi ay
çözüldü giz kim sadık bir ağzı öpmüş ki
ulan Şakir kötü finnaler buluyorsun her aşka
peripetie mi dedin ben orada değilim
yırttım epey beklemiş dürüst eğilim
ve hürmetli yalınlık eliyle kisvemi
ağlasam mı birileri gibi vakara
skorer gözüyle kaç cima hesabına kârlı
kaybetmek işimdir toplama bilmem
vefaysa iftiradır berabere bitmemiş
bir aşkın uzatma dakikalarında

Selim TEMO

NEFRETİM AŞKIMI AŞTI BU GECE

Tarih: 12/02/2008

sen…..
benim gözümde bir hiçsin artık
nefretim aşkımı aştı bu gece….
bugün ki sözlerin sözmüydü artık
son sözün sabrımı aştı bu gece….
kolayca bitsin bu diyemedin de
salladın savurdun basiretsizce….
hiç mi ders almadın onca gezdik de
yağmurun rahmeti aştı bu gece….
yürümeyen neydi ilişkimiz mi???
günüm sensiz bomboş deyişimiz mi???
sensiz yaşayamam çelişkimiz mi???
yalanın doğrunu aştı bu gece….
evlenmek hayali kapımda idi
giriş kat evimin boyası yeni
mobilyan takımın alınmış idi
vuslatın tadını aştı bu gece….
yemedim yedirdim ne varsa sana
üç kuruşum olsa verirdim daha
memurdum yoksuldum hatırlasana
hafızam haddini aştı bu gece….
ayakların donmuş üşümüştümde
gece yatamamış üzülmüştümde
bir ay oruç tutup yememiştimde
o çizmen boyunu aştı bu gece….
yapılan söylenmez gelmezmiş dile
allah’tan beklenir kul bilmesede
kızgınlığım buna sebep ise de
sabrım miadını aştı bu gece….
onca gez toz benle seviyorum de
sonra git nişanlan bir be ona de
şerefsizlik değil nedir bu söyle
küfrüm edebimi aştı bu gece….
sana son bir sözüm nasihatım var
aldığım ahlakla bir terbiyem var
seni doğuran ana deyip geçmek var
saygım adabımı tuttu bu gece….
gönlümün romanı bitti bu gece
hangisine yansan şimdi gün gece
ömrümden 5 yıl gitti bu gece….
..bedirhan gökce

BİR,ÜC VE BEŞ

Tarih: 27/01/2008

desen ki denizin tuzu
çiğ düşmüş kadife donlu patlıcanlar
desen ki kendilerinden karga çığlılarıyla kaçanlar
en fakiri en zengini çirkini ve orospusu
seni unutmuş olsun
sen ki üşümüş gökte o yalnız bulutsun
kıskanmadığın cömert bir maviliğin ortasında o
bildiğin yalnızlığın ellerinden tutmuşsun
desen ki unutulmuşsun

denizler kızılca kıyamet akıp geçiyor
zamana karşı geliyorsun
bir üç ve beş leylekler artık gitti
şimdi seni artık karanlıkta bir liman çekiyor
unutulduğun unutulmadığın bilinmediğin bir liman
bir üç ve beş derken şişede rom bitti
sen yaşamaya başladığın zaman

üşümüş gökte o yalnız bulut
kendini hiç yerinde hissetmiyeceksin
keyif senin
istersen talihini billûr akıntılarla bir tut
ellerini göğsüne kavuştur
doğu batı kuzey güney diyerek
koştur
bir üç ve beş istersen rom kadehleri gibi
nasıl ki unutulmuşsun
devril
ve bitir maceranı.
….ATİLLA İLHAN